Afyon'a Doğru

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259816968
Boyut:
12,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
56
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%25 indirimli
180,00TL
135,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 135,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786259816968
1116256
Afyon'a Doğru
Afyon'a Doğru
135

“Afyon'a doğru ne çok güneş… Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan. Her yan yeşilsiz, her yan öylesine benzeri ki birbirinin, düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor. Güneş susturmuş her şeyi, yerle gök arasında yalnız kalmış.
Afyon'a doğru tepeler yumru yumru. Otobüsün hangisini geçtiği, hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor. Birinin üzerinde bir adam... Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş, öylece duruyor, nöbetteki asker gibi. Kurtuluş Savaşı'nda top seslerinin Ankara'dan duyulduğu günlerde orada bir asker, düşmanı böyle gözetlemiştir. Sonra? Sonra şehit düşmüştür!
Afyon'a doğru ne çok şehit… Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum. Vuruluyorlar, bir çınar gibi devriliyorlar, ölüyorlar. Benim yaşamam, mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar. Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar. Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi? Birilerini yaşatmak için ölmek… İşte adını koyamadığım, dilde bir karşılık bulamadığım…
Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir?
Sevgilerim, umutlarım, zevklerim onun ölümüyle var şimdi.
Bu borç nasıl ödenir? Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir?”
İsmail Odabaş'tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen, dağları yaylaları aşan sımsıcak, dopdolu öyküler...



(Tanıtım Bülteninden)

“Afyon'a doğru ne çok güneş… Ipıssız bir sıcak göz kırpıyor uzaklardan. Her yan yeşilsiz, her yan öylesine benzeri ki birbirinin, düşüncelerim hiçbir engele çarpmıyor. Güneş susturmuş her şeyi, yerle gök arasında yalnız kalmış.
Afyon'a doğru tepeler yumru yumru. Otobüsün hangisini geçtiği, hangisine doğru gittiği anlaşılmıyor. Birinin üzerinde bir adam... Sıcağın ıpıssızlığını bozmuş, öylece duruyor, nöbetteki asker gibi. Kurtuluş Savaşı'nda top seslerinin Ankara'dan duyulduğu günlerde orada bir asker, düşmanı böyle gözetlemiştir. Sonra? Sonra şehit düşmüştür!
Afyon'a doğru ne çok şehit… Gülleler arasından düşmana koşan genç insanlar görüyorum. Vuruluyorlar, bir çınar gibi devriliyorlar, ölüyorlar. Benim yaşamam, mutlu olmam için düşüp düşüp ölüyorlar. Hiçbir zaman göremeyecekleri insanları yaşatmak için canlarını veriyorlar. Dünyada bundan büyük özveri olabilir mi? Birilerini yaşatmak için ölmek… İşte adını koyamadığım, dilde bir karşılık bulamadığım…
Şu bozkırda benim için ölen insanı hangi dil anlatabilir?
Sevgilerim, umutlarım, zevklerim onun ölümüyle var şimdi.
Bu borç nasıl ödenir? Bir insan hayatına karşılık ne verilebilir?”
İsmail Odabaş'tan Karadeniz kıyılarından süzülüp gelen, dağları yaylaları aşan sımsıcak, dopdolu öyküler...



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 135,00    135,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat