Hayat, bazen insanı en ağır sınavlarla yüz yüze bırakır.
Yalanın, iftiranın, makam hırsının ve korkuların gölgesinde; bir
insanın onuruna, emeğine ve hayatına yönelen saldırılar, yalnızca
bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın da
yaralanmasıdır.
Bir başkasını haksız yere suçlamak, onu itibarsızlaştırmak, hukuk
dışı yöntemlerle yaşamını karartmak; sadece ahlaki bir çöküş
değil, aynı zamanda insan olmanın özüne karşı işlenmiş ağır bir
suçtur.
Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram
değil, insanın vicdanında başlayan ve toplumun huzurunda anlam
kazanan en temel yaşam ilkesidir.
Ben de bu ülkenin bir yurttaşı olarak; yalanlarla örülmüş, iftiralarla
beslenmiş ve siyasi hesaplarla şekillendirilmiş bir sürecin hedefi
oldum.
Kişilikleri makamla büyüyen ama vicdanları küçülen bazı
insanların ağır ithamları altında, tam sekiz buçuk ay cezaevinde
kaldım.
Bu süreçte özgürlüğüm elimden alınmış olabilir; ancak iradem,
düşüncelerim ve inancım hiçbir zaman teslim alınmadı.
Mahpusluğu bir çöküş değil, bir dönüşüm alanına çevirdim. Üç
kitap yazdım. Yeni bir dil öğrenmeye çalıştım. Spor yaptım.
Düşündüm, gözlemledim, insanı ve sistemi yeniden okudum.
Dünyayı algılama ve yorumlama yetilerimle hayata yine evrensel
pencereden bakmaya devam ediyorum. Hepimiz önce insanız,
sonra şu, bu…
(Tanıtım Bülteninden)
Hayat, bazen insanı en ağır sınavlarla yüz yüze bırakır.
Yalanın, iftiranın, makam hırsının ve korkuların gölgesinde; bir
insanın onuruna, emeğine ve hayatına yönelen saldırılar, yalnızca
bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda toplumsal vicdanın da
yaralanmasıdır.
Bir başkasını haksız yere suçlamak, onu itibarsızlaştırmak, hukuk
dışı yöntemlerle yaşamını karartmak; sadece ahlaki bir çöküş
değil, aynı zamanda insan olmanın özüne karşı işlenmiş ağır bir
suçtur.
Çünkü adalet, yalnızca mahkeme salonlarında aranan bir kavram
değil, insanın vicdanında başlayan ve toplumun huzurunda anlam
kazanan en temel yaşam ilkesidir.
Ben de bu ülkenin bir yurttaşı olarak; yalanlarla örülmüş, iftiralarla
beslenmiş ve siyasi hesaplarla şekillendirilmiş bir sürecin hedefi
oldum.
Kişilikleri makamla büyüyen ama vicdanları küçülen bazı
insanların ağır ithamları altında, tam sekiz buçuk ay cezaevinde
kaldım.
Bu süreçte özgürlüğüm elimden alınmış olabilir; ancak iradem,
düşüncelerim ve inancım hiçbir zaman teslim alınmadı.
Mahpusluğu bir çöküş değil, bir dönüşüm alanına çevirdim. Üç
kitap yazdım. Yeni bir dil öğrenmeye çalıştım. Spor yaptım.
Düşündüm, gözlemledim, insanı ve sistemi yeniden okudum.
Dünyayı algılama ve yorumlama yetilerimle hayata yine evrensel
pencereden bakmaya devam ediyorum. Hepimiz önce insanız,
sonra şu, bu…
(Tanıtım Bülteninden)
| Taksit Sayısı | Taksit tutarı | Genel Toplam |
|---|---|---|
| Tek Çekim | 273,00 | 273,00 |