Elazığ Harput Masalı

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786259233239
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
443
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%35 indirimli
800,00TL
520,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 520,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786259233239
1117020
Elazığ Harput Masalı
Elazığ Harput Masalı
520

Harput'un kadim topraklarında, taşların bile birer hafızası, rüzgârın ise anlatacak bir masalı vardır.
Mehmet; geçmişin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, "ejderhanın yutmaya geldiği ama taş kesildiği" o efsanevi şehirde, kendi içindeki zindanlara hapsolmuş bir "çılgın dâhi". Sevdiklerini birer bulut gibi gökyüzüne uğurladığından beri hayata dokunmaya korkan, takıntılarını bir zırh gibi kuşanan ama yüreği karaleyleklerin beyaz bağrı kadar saf bir adam.
Solmaz; İstanbul'un yorgun maviliğinden kaçıp Harput'un tozlu ve gizemli sokaklarına sığınan, cübbesinde iliği olmayan ama vicdanının sesini her şeyin üzerinde tutan bir hâkim.
Bir pencereye değen küçük bir çakıl taşı, sadece camı mı titretiyordu yoksa yıllardır suskun kalan kalpleri mi? Pencereden gelen o taş, bazen beklenen bir müjdedir, bazen de dilsiz acıların feryadı...
Harput'un eğik minaresinin gölgesinde, zümrüt yeşili Fırat'ın kıvrımlarında ve mavi elbiseli bir bez bebeğin hüzünlü bakışlarında; adaletin, sadakatin ve mucizelerin peşine düşmeye hazır mısınız?
Bu sadece bir aşk hikâyesi değil; her biri yarım kalmış resmini tamamlamaya çalışan, "nursuzların karanlığına inat, Tanrı'nın gözlerine inanan" insanların; dostlukla, müzikle ve sabırla örülmüş iyileşme destanıdır.
"Kaldı ki burası dünya... Burada bir şeyler hep yarım kalacak.". Ama belki de hayat, o yarım kalmışlıkların arasındaki bir adımlık boşluğa cesaretle atlamaktır.
Harput'un taşları dile geldiğinde, tek bir soru yankılanır: Sizin masalınız nerede başlıyor?



(Tanıtım Bülteninden)

Harput'un kadim topraklarında, taşların bile birer hafızası, rüzgârın ise anlatacak bir masalı vardır.
Mehmet; geçmişin ağır yükünü omuzlarında taşıyan, "ejderhanın yutmaya geldiği ama taş kesildiği" o efsanevi şehirde, kendi içindeki zindanlara hapsolmuş bir "çılgın dâhi". Sevdiklerini birer bulut gibi gökyüzüne uğurladığından beri hayata dokunmaya korkan, takıntılarını bir zırh gibi kuşanan ama yüreği karaleyleklerin beyaz bağrı kadar saf bir adam.
Solmaz; İstanbul'un yorgun maviliğinden kaçıp Harput'un tozlu ve gizemli sokaklarına sığınan, cübbesinde iliği olmayan ama vicdanının sesini her şeyin üzerinde tutan bir hâkim.
Bir pencereye değen küçük bir çakıl taşı, sadece camı mı titretiyordu yoksa yıllardır suskun kalan kalpleri mi? Pencereden gelen o taş, bazen beklenen bir müjdedir, bazen de dilsiz acıların feryadı...
Harput'un eğik minaresinin gölgesinde, zümrüt yeşili Fırat'ın kıvrımlarında ve mavi elbiseli bir bez bebeğin hüzünlü bakışlarında; adaletin, sadakatin ve mucizelerin peşine düşmeye hazır mısınız?
Bu sadece bir aşk hikâyesi değil; her biri yarım kalmış resmini tamamlamaya çalışan, "nursuzların karanlığına inat, Tanrı'nın gözlerine inanan" insanların; dostlukla, müzikle ve sabırla örülmüş iyileşme destanıdır.
"Kaldı ki burası dünya... Burada bir şeyler hep yarım kalacak.". Ama belki de hayat, o yarım kalmışlıkların arasındaki bir adımlık boşluğa cesaretle atlamaktır.
Harput'un taşları dile geldiğinde, tek bir soru yankılanır: Sizin masalınız nerede başlıyor?



(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 520,00    520,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat