Kırcaali Efsanesi

Hamur Tipi:
2. Hamur
Stok Kodu:
9786255627421
Boyut:
14,5 x 21
Sayfa Sayısı:
370
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
700,00TL
Taksitli fiyat: 1 x 700,00TL
Tedarikçi Stoğu 999 Adet
9786255627421
1095615
Kırcaali Efsanesi
Kırcaali Efsanesi
700

Unutulan Şehir, Unutulan Bir Millet Demektir ...
Kırcaali ...
Bu isim, yalnızca bir şehir adı değildir. Bu, toprağın altına gömülmüş bir çığlığın, yüzyıllardır susturulan bir kimliğin, içimize sindirilmiş bir acının yankısıdır. Bu, başında Fatiha'sı eksik bir mezardır; kimsesiz bırakılmış bir tarihin taşıdır; adını duyanın kalbinde, unutulanlara karşı duyulan mahcubiyetin ağırlığıdır. Bu, dili yasaklanan annelerin dudaklarında hıçkırıkla karışan bir ninnidir; gecenin sessizliğinde bile duyulabilen bir iç sızlamasıdır. Bu, susturulmaya çalışılsa da milletin kalbinde hâlâ nabız gibi atan bir destandır; nefesi kesilse de ruhu sönmeyen bir direniş adıdır.
Kırcaali unutulursa, yalnız bir şehir kaybolmaz ...
Bir kimlik kaybolur. Bir hafıza kaybolur. Bir millet kaybolur. Rodoplar'ın Kalbinde Bir Yara: Kırcaali Rodoplar'ın bağrında açılmış, kapanmayan bir yara gibi durur Kırcaali. Burada rüzgâr, yalnızca esmez; geçmişten kalan fısıltıları getirir. Sular yalnızca akmaz; şehitlerin duasını taşır. Ağaçlar yalnızca gölge vermez; kökleriyle unutulan isimleri tutar.
Bu şehirde toprağa bastığın her adım, yüz yıllar öncesinden bir ter damlasına, bir iç çekişe, bir secde izine dokunur.
Kırcaali bir coğrafya değil;
Türk'ün Rumeli'deki son nefesi, son secdesi, son siperidir. Yıkılmış türbelerin gölgesinde hâlâ Ahmed Yesevî'nin nefesi dolaşır. Unutulmuş mezar taşları, yüz yılları aşar, adını hâlâ fısıldar. Bu toprakta her taş, dedenin alnından düşen terle, her ağaç, ninenin içli duasıyla yoğrulmuştur.

(Tanıtım Bülteninden)

Unutulan Şehir, Unutulan Bir Millet Demektir ...
Kırcaali ...
Bu isim, yalnızca bir şehir adı değildir. Bu, toprağın altına gömülmüş bir çığlığın, yüzyıllardır susturulan bir kimliğin, içimize sindirilmiş bir acının yankısıdır. Bu, başında Fatiha'sı eksik bir mezardır; kimsesiz bırakılmış bir tarihin taşıdır; adını duyanın kalbinde, unutulanlara karşı duyulan mahcubiyetin ağırlığıdır. Bu, dili yasaklanan annelerin dudaklarında hıçkırıkla karışan bir ninnidir; gecenin sessizliğinde bile duyulabilen bir iç sızlamasıdır. Bu, susturulmaya çalışılsa da milletin kalbinde hâlâ nabız gibi atan bir destandır; nefesi kesilse de ruhu sönmeyen bir direniş adıdır.
Kırcaali unutulursa, yalnız bir şehir kaybolmaz ...
Bir kimlik kaybolur. Bir hafıza kaybolur. Bir millet kaybolur. Rodoplar'ın Kalbinde Bir Yara: Kırcaali Rodoplar'ın bağrında açılmış, kapanmayan bir yara gibi durur Kırcaali. Burada rüzgâr, yalnızca esmez; geçmişten kalan fısıltıları getirir. Sular yalnızca akmaz; şehitlerin duasını taşır. Ağaçlar yalnızca gölge vermez; kökleriyle unutulan isimleri tutar.
Bu şehirde toprağa bastığın her adım, yüz yıllar öncesinden bir ter damlasına, bir iç çekişe, bir secde izine dokunur.
Kırcaali bir coğrafya değil;
Türk'ün Rumeli'deki son nefesi, son secdesi, son siperidir. Yıkılmış türbelerin gölgesinde hâlâ Ahmed Yesevî'nin nefesi dolaşır. Unutulmuş mezar taşları, yüz yılları aşar, adını hâlâ fısıldar. Bu toprakta her taş, dedenin alnından düşen terle, her ağaç, ninenin içli duasıyla yoğrulmuştur.

(Tanıtım Bülteninden)

Tüm kartlar
Taksit Sayısı Taksit tutarı Genel Toplam
Tek Çekim 700,00    700,00   
Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat