Vitamin Çorbası

Stok Kodu:
9786256328792
Boyut:
13,5 x 21
Sayfa Sayısı:
136
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2024
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%30 indirimli
225,00TL
157,50TL
9786256328792
1052167
Vitamin Çorbası
Vitamin Çorbası
157.50

Sedat Yalçın, öykü ve denemelerinde günlük yaşantımızı tüm açıklığı ile gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Bu açıklık sizleri rahatsız edebilir. Edebilir; çünkü gerçekleri görmeyi kabul ettğiniz an, tüm büyü bozulur. Maskelerimizi terk etme düşüncesi korkunçtur. Ama sonucu muhteşemdir: iç huzurudur.
Zihin yapımız trajik bir evrimleşme sürecinde. Rasyonel kısmı son elli yılda hızla gelişip, bilim ve teknolojide inanılmaz bir noktaya ulaştığı hâlde, irrasyonel kısmı hâlâ atası Kâbil/Hâbil düzeyinde kalmıştır. Acımasızlığı, hırsı, kan dökücü özelliği, hükmetme saplantısı, yok etme içgüdüsü en ufak bir törpülenmeye bile uğramamıştır. Bu nedenle iki kişi bir araya geldiği an üstünlük mücadelesi başlar: tıpkı devletler gibi.
Çözümü Polyannacılık oynayarak kendimizi kandırmakta buluyoruz. Nereye kadar? Kimsenin kaçamadığı zorunlu o son nokta geldiği an, ne kadar boş şeylerle uğraştığımızı fark ederiz; ama perde iner, oyun biter. Ve son söz:
“En çok da yağmur yağdığında seviyorum bu şehri; herkesin yüzü ıslak, başı öne eğik, sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi.”
Victor Hugo

(Tanıtım Bülteninden)

Sedat Yalçın, öykü ve denemelerinde günlük yaşantımızı tüm açıklığı ile gözler önüne sermeyi amaçlıyor. Bu açıklık sizleri rahatsız edebilir. Edebilir; çünkü gerçekleri görmeyi kabul ettğiniz an, tüm büyü bozulur. Maskelerimizi terk etme düşüncesi korkunçtur. Ama sonucu muhteşemdir: iç huzurudur.
Zihin yapımız trajik bir evrimleşme sürecinde. Rasyonel kısmı son elli yılda hızla gelişip, bilim ve teknolojide inanılmaz bir noktaya ulaştığı hâlde, irrasyonel kısmı hâlâ atası Kâbil/Hâbil düzeyinde kalmıştır. Acımasızlığı, hırsı, kan dökücü özelliği, hükmetme saplantısı, yok etme içgüdüsü en ufak bir törpülenmeye bile uğramamıştır. Bu nedenle iki kişi bir araya geldiği an üstünlük mücadelesi başlar: tıpkı devletler gibi.
Çözümü Polyannacılık oynayarak kendimizi kandırmakta buluyoruz. Nereye kadar? Kimsenin kaçamadığı zorunlu o son nokta geldiği an, ne kadar boş şeylerle uğraştığımızı fark ederiz; ama perde iner, oyun biter. Ve son söz:
“En çok da yağmur yağdığında seviyorum bu şehri; herkesin yüzü ıslak, başı öne eğik, sanki herkes suçunu kabullenmiş gibi.”
Victor Hugo

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat