Zehr-i Mehpare ve Halef Selef

Stok Kodu:
9786288529364
Boyut:
13,5 x 19,5
Sayfa Sayısı:
518
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2025
Kapak Türü:
İnce Kapak
Dili:
Türkçe
%37 indirimli
550,00TL
346,50TL
9786288529364
979168
Zehr-i Mehpare ve Halef Selef
Zehr-i Mehpare ve Halef Selef
346.50

Mehpare, bastırılmış geçmişinin ve görünmeyen yaralarının izini sürerken, Karaelmas ailesinin konağında işlenen bir cinayet sessizce gömülmeye çalışılır.
O suskunluğun ardından Mehpare, katili bulmak için Dallas'a gider… Ama bilmediği bir şey vardır: Dallas, adının hakkını verecek kadar karanlıktır.
Öte yanda İstanbul'da kalanlarsa, Dallas'ı aratmayacak denli karanlık olayların içine sürüklenir. Vahit, Cavidan, Haslet, İstemihan, Afife, Abdülmecid… Çünkü bu hikâyede herkesin bir sırrı vardır. Ve bazı sırlar, gömüldükçe çürüyüp kokar.
Bir adam ölümle yüzleşirken gerçeği mi gizliyor, yoksa sadece inkâr mı ediyor?
Bir kadın geçmişinden neyi saklıyor?
Ve Mehpare… Gerçekte kimden kaçıyor?
Bu roman yalnızca bir cinayetin değil; sevilmeyi beklerken sessizce çürüyen kalplerin, suskunlukla büyüyen yaraların ve karanlıkta kalan benliklerin hikâyesi.
İstanbul'la Dallas arasında uzanan bu yolculukta, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Ve gerçek anahtar, Ürdün'ün puslu vadilerinde saklıdır; gömülü bir sır gibi.
Kimi zaman panzehir, zehrin gölgesinde büyür.
Mehpare'yi tanımaya cesaretin var mı?
İyinin ve kötünün ince çizgisinde, herkesin içinde bir gölge saklıdır.
Gerçek bazen içeridedir. Ve en çok kendimizden kaçarken bulur bizi.
Bazen en büyük sınav ailedir.
“Aile her şeydir” derler ya…
Ama bazen aile, hiçtir.
Ve insan o hiçliğin içinde kaybolur.

(Tanıtım Bülteninden)

Mehpare, bastırılmış geçmişinin ve görünmeyen yaralarının izini sürerken, Karaelmas ailesinin konağında işlenen bir cinayet sessizce gömülmeye çalışılır.
O suskunluğun ardından Mehpare, katili bulmak için Dallas'a gider… Ama bilmediği bir şey vardır: Dallas, adının hakkını verecek kadar karanlıktır.
Öte yanda İstanbul'da kalanlarsa, Dallas'ı aratmayacak denli karanlık olayların içine sürüklenir. Vahit, Cavidan, Haslet, İstemihan, Afife, Abdülmecid… Çünkü bu hikâyede herkesin bir sırrı vardır. Ve bazı sırlar, gömüldükçe çürüyüp kokar.
Bir adam ölümle yüzleşirken gerçeği mi gizliyor, yoksa sadece inkâr mı ediyor?
Bir kadın geçmişinden neyi saklıyor?
Ve Mehpare… Gerçekte kimden kaçıyor?
Bu roman yalnızca bir cinayetin değil; sevilmeyi beklerken sessizce çürüyen kalplerin, suskunlukla büyüyen yaraların ve karanlıkta kalan benliklerin hikâyesi.
İstanbul'la Dallas arasında uzanan bu yolculukta, hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Ve gerçek anahtar, Ürdün'ün puslu vadilerinde saklıdır; gömülü bir sır gibi.
Kimi zaman panzehir, zehrin gölgesinde büyür.
Mehpare'yi tanımaya cesaretin var mı?
İyinin ve kötünün ince çizgisinde, herkesin içinde bir gölge saklıdır.
Gerçek bazen içeridedir. Ve en çok kendimizden kaçarken bulur bizi.
Bazen en büyük sınav ailedir.
“Aile her şeydir” derler ya…
Ama bazen aile, hiçtir.
Ve insan o hiçliğin içinde kaybolur.

(Tanıtım Bülteninden)

Yorum yaz
Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat